cheap uggs canada ralph lauren canada cheap ugg boots canada polo ralph lauren canada belstaff uk belstaff jacket woolrich sale woolrich uk belstaff sale hollister sydney hollister australia

Bahçecik Tarihi | Bahçecik Kültür ve Dayanışma Derneği
Bahçecik Tarihi
BAHÇECİK; BİR TARİH VE TABİAT HARİKASI
 
 
İste size Bahçecik.....İzmit şehir Merkezinin güney simetrisinde yani tam karşısındadır. İkisinin arasında 17 km uzaklık ve usulca uzanan Körfez vardır. Adının anlamı mâlum; küçük bahçe(cik) . Meydan Larus’da zaten söyle tarif ediyor: Bahçelik ve ağaçlıklar arasında bir kasaba. Osmanlı döneminde Ermeniler yasarken BARDIZAG, Bizans döneminde de BASİLEİA, Bahçecik’in eski isimleri.
Kurulusu 1591. III.Murad devrinde ki bugünlerde de yine gündemde olan İzmit Körfezi - Sapanca Gölü - Sakarya Nehri - Karadeniz Suyu projesi sırasında Sadrazam Sinan Pasa tarafından Sivas, Bitlis’ten çalıştırılmak üzere getirilen 30.000 usta ve amele, kanal çalışmaları siyasi çekişmelerden dolayı akamete uğrayınca Devletçe Kocaeli havâlisine iskan edildiler. Ermeniler; Akmese ve Bahçecik’e, Rumlar; Yeniköy’e, Türkler de İzmit’in doğu kısmına (Karabas, Baç Mh.) yerlestirilmislerdir.
 Bu tarihten 1. Dünya Savası’na kadarki 3 asırlık devrede Bahçecik, Bardızag ismiyle canlı bir ekonomik merkezdir. Hatta 1890 yılı kayıtlarına göre nüfusu 10 000 (Gregoryen Ermeni) yıllık geliri 31 000 İngiliz altını idi. Bu sırada beldede 4 kilise, 5 ipek böceği fabrikası (Filatör), 1 hamam 1 büyük matbaa ve çeşitli ticarethaneler bulunmaktaydı. Çınar ağaçları arasındaki çarsısı, düzgün yolları ve altyapısı ile İzmit şehri ile yarışıyordu. Nitekim 1915 de nüfusu 17.000 e dayanmıştı.
Mevcut 3 okula, 1879 yılında modern eğitimli Amerikan Yüksek Okulu ( The Program High School) eklenmiştir. Halk ağzında Amerikan Mektebi olarak da bilinen bu yapı günümüzde de ayaktadır.
Bahçecik ve civar köylerine Türk yerleşmeleri 1876, 1877, 1878 yıllarındaki Kafkas göçleri ile başladı. 1915 tehciri ve Kurtuluş savası sonrasında da hızlanarak sürdü. Osmanlıların – yanlışlıkla – Tebaa-ı sadıka adını verdiği Ermeniler yüzyıllarca ekmeğini yedikleri Devletlerine ve Türk milletine borçlarını dar zamanda çeteler kurup silahsız insanları katlederek ödeme yoluna gittiler. Ermeni Donik, Vahan ve Barbar, Yani çeteleri o zamanın meşhurlarındandı.
Onlara ve işgalci Yunanlılara karsı İzmit civarında İpsiz Recep, Kara Fatma, Rıfat Molla, Halit Pehlivan ve Yahya Kaptan gibiler, Bahçecik civarında da Zobuoğlu Hasan, Mahmut Nedim Bey, Soytarı Mustafa Efendi, İhtiyat Zabiti Tevfik ve Süleyman Efendiler direniş çeteleri seklinde milli mücadeleyi örgütlüyorlardı. Bir Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve Menekşe Yaylasında da Kuva-ı Milliye birliklerinden oluşan Gökbayrak Taburu konuşlanmıştı.
Batı cephesi komutanı Kazım Pasaya (Özalp) bağlı Karamürsel kaymakamı komutasındaki düzenli ordu birlikleri İzmit’in kurtuluşundan bir gün sonra 29 Haziran 1921 saat 11:00 civarında Bahçecik tamamen düşmandan temizlemiştir.
1915 Tehciriyle (zorunlu göç) azalan Bahçecik Ermenileri, Kurtuluş Savası sonrasında da burada duramayacaklarını anlamış ve Yunan, İngiliz işgal gemileri ile birlikte bu diyarı terk etmişlerdir. Büyük bir kısmı Amerika ve Fransa’da yerleşik, az bir kısmı da İstanbul Kapalı Çarşı’da esnaf olarak mukimdir.
Lozan Mübadelesiyle Balkan’lardan gelen muhacir Türklerle iskân olan Bahçecik zamanla yaralarını sarmaya durmuştur.
İstiklal Savası yıllarında bir ara (27 Mayıs 1920 ) güvenlik açısından kaza merkezi (Kaymakam Abanozoğlu Süleyman Bey) yapılan Bahçecik daha sonra nahiye haline gelmiştir. 1965 yılında Yuvacık, Döngel, Yeniköy, Yazlık gibi on iki köye ve 12 800 nüfusa sahip olan Bahçecik, merkezinde de 3600 nüfus barındırıyordu. Zamanla büyüyerek belediye olanların ayrılmasıyla Bahçecik’te nüfus ağırlığı iki noktada toplanmıştır: Bahçecik merkezi ve Bahçecik sahili (Seymen)
İstatistiklere göre Bahçecik 14000 civarında nüfusa, 250 rakıma, 6 mahalleye, 5 ilköğretim okuluna, 8 camiye, 2 futbol, 1 yelken kulübüne muhteşem bir yaylaya (Menekşe), Körfez’in havalandırması olan soğuk su tesislerine, şifalı göz ve sarılık sularına, Seymen sahil bandına, harika bir manzaraya, essiz doğa güzelliklerine, kelimelere sığmaz bir atmosfere sahip. Bir de büyük isletmelere, villalara, villa kentlere yani değişime.
Evet, Bahçecik tam bir tarih ve tabiat harikası. Bilinen dört asırlık (net
olmasa da 1085-86 da Selçuklu Türkleri evvelinde de Bizanslılar hakimdi.) bir
tarihin üstüne sere serpe uzanmış bir yeşil okyanus gibi basınız dağdan esen çam
kokulu rüzgarlarla yaprak yaprak serinleyecek balkonda çay içerken ayaklarınız neredeyse Körfez’e değecek. Bahçecik sahili olan Seymen de ayrı bir tarih ve tabiat harikası. Mazisi M.Ö. 8. yüzyıla kadar dayanıyor. Zira ilk İzmit güneyde Eribolos
(Seymen) ilk (Basiskele) arasında Astakoz adıyla kurulmuştu. İzmit Müzesinde Seymen’den çıkarılmış bolca numune vardır.
1980–90 lı yıllarda oldukça büyüyen Seymen simdi Körfez’in kucağında. Yakamozların koynunda ve dalgalar arasında sahil sosyal tesisleri ile hayata anlam verenleri bekliyor.
İzmit’ten motorlu sandala binip Seymen’e oradan da Landon denilen yaylı arabaya binmenize gerek yok. Çünkü o yüzyıl önceydi. Atlayın gelin. İzmit’ten arabayla Seymen 10, Bahçecik 15 dakika. Kiliminizin desenlerini merak ediyorsanız buyrun.
(Süleyman Pekin, Murat Bayram)